Header

Kişisel Tespitler

Gültekin son dersini geçti, mezun oldu,
şimdi annesinin yanında...
Okhan son dersi geçti, mezuniyeti kaptı,
şimdi annesinin yanında...
Alican zor bir ders yılını bitirdi,

şimdi annesinin yanında...

Göksel KPSS'ye girdi, çok iyi geçti,

şimdi Berrin'inin yanında...

Annelerinin, sevgililerinin yanında olmalarını hafife almıyorum.
İnsanın zor zamandan sonra
iyileştirici - yumuşatıcı bir kimse, bir yer aradığını gösteriyor yine
bu durumlar seti...

Çok farklı olur bu iyileşme süreci...
Ana-baba-aile ocağında sıcak ekmek kokusuna uyanırken
gözlerinize beliren o uçucuları gördüğünüzde..
Günbatımında bir deniz kenarında kumsala sırtüstü uzanıp
gökteki kızıllıkta akıp giden uçuculara baktığınızda...
Koyu gölgeli yeşil büyük bir bahçe kenarında
yağmur sesi ve toprak kokusu arasında
akıp giden uçucularda...
Gözlerine en yakın anındayken sevdiğinizin,
sizi ensenizden kavrayıp dudaklarına bastırması anında
akıp giden o uçucuları duyduğunuzda...

Kimi zaman mendile uzanmış bir göz izinde...
Belki duvara kömürle yazılmış bir ilan-ı aşk yazısında
eğer biraz şanslıysanız
buğday, pamuk tarlalarında...
Görürsünüz...
Ve eğer biraz derinseniz
kısa mesajın kimden geldiğini tahmin etmenize bile gerek kalmadığı anlarda
yine karşınıza çıkar...

Neden daima yanımızda değildir o uçucular da
hep böyle anları beklerler?

Saray, özgürlüğün bittiği yerdir.

Tarihi Kervansaray
-Iğdır-

Yol haritası çizerken asabi olurum,
bazı kurallara dikkat ederim,
bazı kurallara dikkat etmem.
oyun teorisine uymam,
dilbilgisini unuturum,
ahlakı gözetirim ama gerekirse küfürü de basarım
ve şu an yol haritası çizmekteyim...
öyle bir yol haritası ki, aşina değilsin böylesine!
çünkü mucize, hiç olmayanın olması demek değildir,
ihtimali az olasılığın da olabilmesi demektir...

kimseye bir kurtuluş kitabını buradan uzatacak değilim;
kendisini değiştirmek istemeyeni, Tanrı da değiştirmez...

Ey bu yazıyı okuyan hedef Aydınlık:
bil ki; kem gözlerin varlığından korkuttuğun kaderin başkalarına oyuncak olmayacak,
çünkü Sen kurtuluşa pervanesin...

Aydınlık arayan!
sözünde eksik bulamıyorsan bil ki özünde bir eksiklik var
yazın pencerenden kar gelmeli
kışın çatını çiçekler delmeli...
çelişebilmek, bağımsızlık, hürriyet gerektirir...
Çelişebilirsen özgürsün zaten...
tadını çıkar ama foseptiğini çıkarma!

çeliştin diyelim ve hala zor geliyorsa değişmek,
sen artık tarafsın, bağımlısın,
bitmiştir işin...
yolla, haritayla uğraşma sen çünkü artık durmaktasın,
geride kaldın,
yol değilsin, artık yan'sın
kervan değil kervansaraysın
saray olduğuna bakma
saraylar özgürlüklerin bittiği yerdir.

çiçeği yazın göreceksin
karı kışın...

Yol bulmak, yol olmak istiyorsan,
karla çiçeğe elin daima yetişsin istiyorsan,
değişiyorsun artık, değişmek istiyorsun
senin için hareket şart!
iki elen bir dolan
içindeki soruya soruyla karşılık ver.
Dinamik ve esnek plana,
senaryoya, sahneye sahip çık...
Tüm olasılıkları al
ve (*) dan sonra,
Al sana geleceği vura vura kuracak bir yol haritası!
GPS bile yakalayamaz seni...

Ve karanlıklara değil,
yüreğim dediğin yüreklere yaslan ki
Gelecek ayakta kalsın...

(*) Burası Sana dair...

Arkadaşlık Sitelerinde Büyüyen Tehlike

-Kerpeten-
Kullanım amaçlarından en farklı olanına değinmek istiyorum:
Kerpeten,
geçmişte, veteriner eli değmemiş doğu köylerinde

zamansızca azan boğaların
testislerinin
sertçe tutulup sıkıca burulması suretiyle
kısırlaştırılması veya aklının başına getirilmesi amacıyla
kullanılmaktaydı.

Emniyet güçlerimizin çökerttiği Facebook'taki sapık şebeke pek de medyaya yansımadı.
Onlar için kandırdıklarının cinsiyeti pek önemli değildi.
Önce kendilerine bir hesap açarlar.
Kendilerini gözde bir meslek grubunda süper biri olarak tanıtırlar.
Çok sağlam şirketlerin sayfalarına ve gruplarına üye olarak kendilerini kamufle ederler.
Sağa sola çok edebi, ince taktikli buluşma mesajları yollarlar.
Beğendikleri fotoğrafların sahiplerine iyiden iyiye sızarlar,
hakkındaki bilgileri araştırırlar,
anlık yazışma, görüntülü sohbet, telefon, mesaj derken
karşı tarafı buluşmaya ikna ederler.
Buluşulur.
İlk mekanı siz ayarlamışsanız çok sıkıcıdır,
güzel bir mekana geçelim denir.
Esas mekana geçilir ve Bingo!

Onlarca böyle hikaye...
Tertiplenmiş onlarca türdeş oyun...

Arkadaşlarla üzerinde düşünürken, içimiz sızladı lakin
benim aklıma gelense
bir infaz aleti olarak:
kerpeten!

Sektörel Mutluluk

Tuvalet kültürünün
inşaat sektöründeki Amele-Usta Sentezine örnektir.
Getirdiği su, temizlemeye yetmemektedir.
Mimar Sinan da bunu görecek mi?

Getirdiğin çözüm, problemin yüzde kaçını çözebilmektedir?
Her çözümden daha iyi bir çözüm olduğuna mutlaka inanır mısın?
Mutlak çözüm bulununcaya dek
kısmi çözüm ile sen "çözdüm" diyebiliyor musun?
İçin rahat yatabiliyor musun?
Başını yastığa koyduğunda için rahatsa işte huzur o an başlar...

Tekstil, endüstri, bilişim, iletişim, ağır sanayii, petro-kimya, ulaştırma...
Türlü sektörler gördüm, türlü sektörler tanıdım, bazısında işin başında çalıştım.
Sektöründe başarılı olanların hepsi,
şunu alçak gönüllülükle kendi aralarında paylaşıyorlar.
- Günü kurtarmak adına üretilen kaçak çözüm,
insanların güvenine ve emeğe vurulan en büyük darbedir.

Dikkat! İnsanların güvenine ve emeğe...

Doğru işi doğru şekilde yaparsanız;
harcadığınız emek dikkat çeker, insanlığın size artan güveniyle;
öz güveniniz artar,
kazancınız artar.
mutluluğunuz artar.
Bireyin mutluluğu ve özgüveni arttıkça
toplumun mutluluğu ve özgüveni artmaya başlar.
Özgüveni olan halk,
sözünü, duruşunu, siyasetini sergilemekten çekinmez.
İktidar olmaktan çok, gereken yerde durmanın gizemini bilir.

Mekanda mutsuzluk varsa kendinize ve çevrenizdekilere bir sorun...
Baş koyduğunuz işi ne kadar doğru yapıyorsunuz?
İşin hakkı olan emek verilmiş midir,
yastıkta başlar rahat mıdır?

İçinizde bir mutsuzluk varsa kendinize bir sorun;
acaba kaçak çözümü nerede ürettiniz?

Ya çözersin ya da çezersin*...
Mesele aslında bu kadar basittir.

(*) Çezmek: Ölüp gitmek.
Yellenmek manasında da kullanılır.
(argo, Batı Kafkasya Ağzı, Kars-Iğdır-Ardahan)