• Dünya Düzeni
  • Kapitalist ağzından Kapitalizm
  • Sosyalist ağzından Kapitalizm
  • Sosyalist ağzından Sosyalizm
  • Kapitalist ağzından Sosyalizm
  • Libertarian ağzından Libertarianizm
  • Diğer herkesin ağzından Libertarianizm
  • Anarşi...
  • Faşizm...
  • ...

17 Kasım 2009

Dina Lam

2 yorum
video

Ali Caner Bedir arkadaşım
15 Eylül 2009 tarihi, saat 15:47'de bu videoyu paylaştığından beri
Richard Bona hastası oldum.
Ali Caner'in videoya yaptığı yorum da herşeyi özetliyordu aslında...
- sözleri çok da lazım değil heralde...

Ben de sizlerle paylaşıyorum;
Richard Bona'dan geliyor Dina Lam...

Dinlerken, sizi bilmem ama,
sanki böyle kız kardeşim eve dönmüş gibi oluyorum,
yıllardır göremediğim kız kardeşim...
Onun bir oyuncağı vardı, aynı böyle bir şarkı çalardı kuyruğu çekildiğinde,
Şarkıyı duyduğumda gözümde ispirto rengi şimşekler çaktı,
Canlandı bir anda, daha önce hiç hatırlamamış olduğum o anılar...

Sonradan çok az dostumla paylaşmışımdır onun varlığını...
Her Eylül yağmurlarında içim sızlar,
arkada kalanlar için en kötü mevsimi seçmişti giderken...

Süt kardeşim Azer;

Kalsaydın keşke,
çok daha büyük işler çıkarabilirdik seninle
Belki ikimiz de anadolu lisesine yazılırdık ilkokuldan sonra,
gültekin ile gelirdik dönem kitaplarını alırdık senden...
okul servisine çağırırdık birbirimizi,
ve hatta gültekin'i uyandırırdık beraber,
yapmayacağın iş değildi, senden kaptım bu suyu...

belki sen doktor olurdun...

hem alican da seninle büyürdü...

Ama gittikten sonra sen,
yıkıldım ben;
yeniden kurmaksa yıllarımı aldı...

Yağma yağış, yağma,
men görüşe telesirem*

bu aralar senin doğum günündü,
kutlayamadığım her yıldönümü anısına yazmak istedim,
ve daha bir sürü şey...

(*) görüşe telesirem: görüşmek için acele ediyorum

10 Kasım 2009

Kasım'ın O'nu...

2 yorum
Bu fotoğrafı geçtiğimiz 29 Ekim tarihinde aldım.
Pozitif bilim, teknoloji, vizyon yoktu bende o an....
Tamamen soyuttum, orada duygularımdı sadece!
Şehitlerin üzerindeki bayrağa baktım.
Tüm ailesi kurtuluş savaşında hizmet vermiş biri olarak
çok acı,
çok acı geldi o an,
al bayrağın kan kırmızısı...


Bugün 10 Kasım 2009...
Geleceğe sesleniyorum selam ile...
Küsüm bu aralar sessizlere...

Hamaset dolu, milliyetçi, ırkçı, ülkücü, diş sökücü bir yazı yazacağım gibi duruyor değil mi?
Yazmam...
Benimle seninki bitti artık!
Çünkü çözdüm seni,
İçi kin dolu okuyucu!
Yapabileceğin herşeyi önceden bildiğim için
artık sana rant vermem.

Nerden, kimden olursan ol!
Kardeşçe sarılıyorum sana,
bakalım bu kez ne diye çevireceksin ellerimi...
Yoksa kucağımdayken mi saplayacaksın hançerini?
Olsun...
Bittiği yeri gördüm ben herşeyin!
Çok olsa bizi de fotoğraflarlar...
Elimde elin, elinde hançerin varken...

Zamanında herşeyi tartışmaya biz açmadık mı?
Bu devletin olmazsa olmaz herşeyini tartışmaya biz açmadık mı?

Üniversitem daha yeni yapılmıştı,
Türk bayrağı yoktu ilkin,
bayrak direği yoktu daha...

Sol görüşlü olduğunu düşündüğümüz bir hocamız bir tartışma açtı 'ortak' bir derste;
-Okula bayrak şart mıdır?
Açılan tartışmadan çıkan sonuç:
- Şart değildir!

Sağ görüşlü olduğunu düşündüğümüz arkadaşlar bu tartışmayı ilerlettiler 'ortak' kantinde;
-Okula bayrak şart mıdır?
Açılan tartışmadan çıkan sonuç:
- Bayrağı göndere çekemeyenler bitecek!

Muhafazakar görüşlü olduğunu düşündüğümüz arkadaşlar ise
'ortak' suskunluklarını sonradan şöyle bozdular;
-Okula bayrak şart mıdır?
Açılan tartışmadan çıkan sonuç:
- Türban taktırmayan okul, bayrak taksa ne olur!

3 düşüncenin de içini görebilir misiniz tarafsız gözlerinizle, sırasıyla...

1. Düşünce için
- Değerlerin altını oyalım, devrim yapılsa yapılsa kaos anında yapılır.
2. Düşünce için
- Bu ülke atalarımızdan kaldığından babamızın malıdır, kuralları ben koyarım, ben oynarım.
3. Düşünce için
- Tekbir Giyim'den aldığım türbanın temsil ettiği sembol, şehit kanı bayraktan önemlidir.

Devlet!
3'ün budur senin işte;
Kaos ve Devrim
Ben ve Ben
Sembol ve Temsil

Devlet niye vardır?
Kurulduğu bölgede
kendisini bir bütün yapan değerler zaten korunsun diye vardır!

Bayrağı, dili, sınırları, özgürlükleri korusun diye vardır...
Bizdeki tartışabilme özgürlüğü başka kimde vardır?
Özgürlüğü fransa'dakinden farklı vatandaş kaldı mı bu ülkede, vatandaş?

Hamaset dolu, milliyetçi, ırkçı, ülkücü, diş sökücü bir yazı yazmışım gibi okudun değil mi?
Aklını ver biraz, baştan oku!
Hesabı kapattım artık!
Yapabileceğin herşeyi önceden bildiğim için
artık sana rant vermem.

Çünkü çözdüm seni!
Nerden mi çözmüşüm?
Dün, sarı saçlı, mavi gözlü bir dost girdi rüyama;
Dedi ki bana;
- Ben Atatürk!

06 Kasım 2009

BAN KAI!

1 yorum
video

Bleach sever tüm arkadaşlarla
yapıtımı paylaşmaktan gurur duyarım!
Ban Kai!!!

04 Kasım 2009

İngiliz Kaşığı ile Frengiz Gübresi

0 yorum

Yabancı kabul edilen,
içeriğini ve sonuçlarını tam olarak bilmediğiniz bir işi
yaptığınız esnada,
Iğdır yöresindeyseniz;

İngiliz kaşığı ile Frengiz b*ku yeme!
şeklinde bir uyarı alırsınız ki gündem tam da bizlik...

Süleyman Demirel, zamanında, "Siyaseti öğrenmek isteyen Iğdır'a gitsin" demiştir.
Akabinde,
"Iğdır'ın oyu tek bir çuvaldadır ve o çuvalın nereye gideceği seçim sabahı belli olur."
sözleriyle Demirel, Iğdır halkının telepatik iletişimini ispatlamıştır.

Gündemde rezalet derecesindeki artış,
zıvana bölgesinin çeperlerini zorlamakta,
zıvanadan çıkışa ve hatta yokuşa sürmektedir hepimizi...

Tam da;
İspanyol Hükümeti'nin, Katalan bölgesine yaptığı gibi yapmaya çalıştığımız
taklit demokratik açılım (asıl adı Kürt Açılımıdır)
İtalyan Gladio'sunu temel alıp, ıslak imza ile süsleyerek ortaya koyulan Ergenekon,
Obama'nın gelişi ile Amerika'nın dünyaya yaptığı atılıma benzeyen
komşularımıza yaptığımız Türk atılımı
derken;
Şimdi hiçbir gündeme benzemeyen, taklidi olmayan,
ülkelerden ırak bir gündem ile karşı karşıyayız.
H1N1 Aşısı...

Bu sefer bir taklit mercii olmadığı için ağza yüze bulaşmış durumda...
İçeriği nedir, kalıtsal etkisi nedir, faydası, zararı nedir kimse tam olarak bilmiyor.
Böylesine bilmeden atladığımız bir gündem olduğundan,
memleketimin sözünü, buradan ilgilisine bildirmekte fayda var;
Bu sefer, İngiliz kaşığı ile Frengiz (Fransız) b*kuna denk geldik!
Öyle ki, sanırsın Fransız oturup da, tersten bir havai fişek gösterisi yapmış...
En epik ve en didaktik eserini sunmuş bizlere...

Bir günde, ismi domuz gribinden, A Tipi Gribe dönen bu arızanın isim değişikliği,
"ürünlerimizin hiçbir çeşidinde domuz mamulleri yoktur" mesajı vermek isteyen siyasetin işidir.
Iğdırlılar bunu bilir...
Hele o sağlık bakanları yok mu (eskisinden yenisine hepsi)
milleti huylandırdılar, inandıramadılar.
Başbakan'ın da, Sağlık Bakanı'na dünkü açılışından sonra iyiden iyiye halk panikledi.
Hacılar bile aşı olmaktan vazgeçti!
Oylar, pardon halk bölündü yine...

Aşının BOK'una göre
(BOK: bütün bilgileri barındıran doküman, Body Of Knowledge Belgesi)
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığın pandemik vaka olduğunu ilan ettikten
sonra, firma, 3 hafta içinde 42 milyon aşıyı hazır etmiştir.

42 milyona kadar sayı saymak bile muazzam bir zaman alırken
42 milyon aşının üretilebilmesi için işe daha önceden başlanması gerekmez mi?
Bu nasıl bir risk yönetimidir ki, 42 milyon aşı,
Dünya Sağlık Örgütü'nün duyurusundan önce davranılarak
üretim bandına geçmiştir ve
3 ay içinde de ülkelere dağıtımı yapılmıştır.

Sizce bu Frengizler, risk yönetimini son aylarda çok iyi mi yapmışlardır?
Yoksa o bildik komplo teorilerini doğrulayacak kadar büyük bir risk mi almışlardır?
Buna, virüsü yaymak da dahil!
Ve hatta aşının BOK'u hakkında söylenenler doğru mudur?

Koluna İngiliz enjektörü sokulan adam!
Bu sefer gerçekten Frengiz laciverdine boyadılar bizi!
Hani marjinal bizdik, nerden çıktı şimdi bu tren tren?

Sözün faiz dışı fazlası olarak;
Kuş gribini görmüş-geçirmiş Iğdır,
bu gribi yine kendine sosyal deney olarak görecektir.


30 Ekim 2009

Bize Rejim Pazarlayanların Hikayesi...

0 yorum
Halklar nasıl yönetilmek isterlerse öyle yönetilirler.

Sen halksın tabii...
Neyi istersen, kimi seçersen o seni yönetecek.
İstersen Emevi halifesinin tebaası gibi yönetilebilirsin!
İstersen Stalin var elimizde, verelim...
Daha önce de Hitler'i siz seçmiştiniz zaten, sürüm yükselttik, yenisine ne dersiniz?
Ah unutmadan...
Kölelik rejimine gözü kapalı oy atana, büyük ülkelerden silah, peşin fiyatına on taksit!!!
Franco'ya beş kuruşluk adamdı demeyin şimdi, o da kampanyamızdan faydalandı, ikinci cumhuriyeti size uygun gördü ya! Hem de yönetti sizi, tam 36 yıl!
Tamam, Saddam konusunda haklısınız, bir üretim hatasıydı,
ama bakın onlar garantiden faydalandılar, biz de değiştirdik hemen ürünümüzü...

Ülkesinin adını Cumhuriyet koyanlar!
Geç kalmış sayılmazsınız!
Bizim için sorun değil!
Sizler için de paket çözümlerimiz var!
Siz aradaki Kemaller'i çıkarıyorsunuz,
biz de sizi gemilere doldurup istediğiniz batı ülkesine bırakıyoruz!
Düşünmenize gerek kalmayacak, hizmet ayağınıza geliyor!

Haritanız mı bölünüyor?
Dış mı borçlandınız, ah ah ah, çok mu borçlandınız?
Açın şu "bizim" gençlerin önünü, açsınlar önünüzü!

Önünüzü dedik, napıyorsunuz beyfendi, sokun onu çıkardığınız yere!
Biz de dinliyorsunuz sandık, kapatın önünüzü, bo*unu çıkarmayın!
Bakın kalkıp gidiyoruz!
Oha!
Yav tamam değdirmeyin lan, hiç mi insan hakları yok sizde, bana saygı duyun!
Barbarsınız siz, sizi rezil edeceğim!
Sizi içten dıştan yıpratacağım,
gözünüzden girip kulağınızdan çıkacağım,
sizi asla rahat bırakmayacağım,
gencecik fidanlarınızı kıracağım,
nerden boşluk bulursam ordan saldıracağım
göreceksiniz, göreceksiniz, ben rahat durmayacağım!!!
 

/).7./)